
Özellikle son zamanlarda çok fazla farklı konu üzerinde uzun süreli kafa yoruyorum. Güncel siyaset, mesleki mevzular, çok çeşitli genel kültür konuları (din, tarih, edebiyat…) üzerinde okumalar yapıyor, podcastler dinliyor ve videolar izliyorum. Yeni şeyler öğrenip, zaten bir kısım bilgim olan konularda ise ayrıntılara iniyorum. Yeni şeyler öğrenmek keyif vermeye devam ediyor. Bunu neden belirtme gereği duyduğuma gelince, bazı şeylerden hala keyif alabiliyor olmak geçtiğimiz şu zor dönemde nimetten sayılabilir. Belki bizim coğrafyamız kısa dönemli “Lale Devirleri” dışında zaten hep sancılı, fakat bana özellikle son üç yıl çok yorucu geldi ve yorgunluk hissiyatım artarak artmaya devam ediyor.
Bir şeyler öğrenmeye devam edip bundan keyif alıyor olmakla beraber diğer taraftan beynimi dolduran siyasal ve ekonomik tartışmalara dayalı konjonktürel kakafoni beynimi yoruyor. Zihnim çok fazla düşüncenin istilası altına girdi. Düşünceler kafamda izdiham haline geliyorlar sık sık. Bir de bu sosyal ilişkilerimdeki gündelik iletişime de yansıyınca insanlarla sohbetler kimi zaman münazaraya, kimi zaman da münakaşaya dönüşüyor. Sonunda kimsenin eline gerginlikten başka bir şey geçmeyen yorucu bir çekişme ve kazananı olmayan anlamsız bir müsabaka ortaya çıkmış oluyor. Bunun entelektüel, akademik, mesleki ya da sosyal anlamda olmulu bir getirisi olmadığı gibi gerilim, kırgınlık, zihinsel hatta fiziksel yorgunluk gibi olumsuz sonuçları oluyor.
Özetle tüm bu anlamsız zihinsel efor nedeniyle beynim yorulmuş durumda. Mental yorgunluk, fiziksel enerjiyi de tüketiyor, sonuçta bunlar birbirini besleyen bir kısır döngüye giriyorlar.
İşte bu nedenle “durmaya” karar verdim. Bir süre “insan orucu”na girip sosyal ilişkileri asgariye indirgeyip kendimle başbaşa kalmak ve beynimi dinlendirmek istiyorum.
Bunun için yeniden Mindfullness programına başlamaya karar verdim. Meditasyon zihni dinlendirmek ve sakinleşmek için gerçekten güzel bir uygulama. Konunun ayrıntılarına bir sonraki yazımda gireceğim.









