5
(1)

Bugün uzun bir süredir dinlemediğim sevgili Barış Manço’nun şarkılarını ve sesini ne kadar özlediğimi fark ettim. Elimdeki tek plağını koydum pikabıma bu hasreti gidermek için…

Rahmetli Barış Abiyi çok severdim. Herhalde gerçekte hiç tanışmamış olduğumuz halde bu kadar içten “abi” diye anabildiğim tek kişidir kendisi ve sanırım benim gibi onun şarkılarıyla, 7’den 77’yesiyle büyüyen bir nesil için yadırganmayacak bir durum bu. Onun çocukları ile aynı nesildeniz, bir neslin Barış Abi’siydi o. Çocukken 7’den 77’ye katılmak isterdim. 10 puan 10 puan ve 10 puan daha ve işte “Şampiyon” olmak için. Barış Abinin gözünde hepimiz şampiyonduk çünkü…


Artık iş ve günlük hayatın yoğunluğu derken gerçekten müzik dinlemeye pek zaman ayırmıyorum. Zaten oldum olası bir “odyofil” sayılmazdım. İşe gidip gelirken kulaklıklarımı takıp akıllı telefonumdan bir şeyler çalıyorum ama bu aslında müzik dinleme aktivitesi olsun diye değil; İstanbul’un korkunç bağırsak gurultusunu duymamak için bir perdeleme aracı oluyor sadece. Ben X’te Ben’in dediği gibi, kötü bir gürültüyü daha az kötü bir gürültüyle bastırmak…

Radyo dinleyicisi de değilimdir, bu nedenle yeni müzisyen ve yeni şarkılardan da pek haberim olmuyor. Birkaç istisna dışında yeni isimlerden pek takibe değer bulduğum da yok. Dolayısıyla kalitesiyle zamana meydan okuyan şarkıları tekrar tekrar dinlemek çok daha keyifli geliyor. Ayrıca çocukluğumun güzel anıları hoş bir nostalji tadı bırakıyor ruhumda. Barış Abi, Sezen Aksu, Erkin Koray, Cem Karaca…

Bu yazıyı beğendiniz mi?

Paunlamak için yıldıza tıklayın.

Ortalama Puan 5 / 5. Oy sayısı: 1

İlk oylayan siz olun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir